Aydın Güncel Haber

Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 2,008
DOLAR 13.85
EURO 15.67
ALTIN 797.98
reklam
reklam
reklam REKLAM

Türkiye’ye haksız eleştirilere tokat gibi cevap! Tarihi belgelerle açıkladı

97 defa okundu kategorisinde, 11 Nis 2020 - 18:13 tarihinde yayınlandı
Türkiye’ye haksız eleştirilere tokat gibi cevap! Tarihi belgelerle açıkladı
reklam

Ancak Türkiye’nin Batı’dan Doğu’ya dünya üzerindeki çeşitli ülkelere koronavirüs salgını ile ilgili yaptığı yardımlar bazılarının gözüne batmaya devam ediyor.

 

 

Türkiye’nin bu kritik zamanda dünya çapında yaptıklarının görmezden gelenlere ise HaberTürk yazarı Murat Bardakçı okkalı bir yazı ile cevap verdi.

İşte Murat Bardakçı’nın o yazısı; 

 

 

Türkiye bir yandan Koronavirüs ile mücadele ediyor, bir yandan da tıbbî araç-gereç sıkıntısı çeken ve salgın yüzünden ölüm oranlarının yüksek seyrettiği memleketlere, hattâ zenginlik sıralamasında en başta yeralan ülkelere koliler dolusu yardım malzemesi gönderiyor…

Geçen gün de yazmıştım: Herşeye mutlaka bir kulp takmaya çalışmak ve âfetleri bile muhalefet vasıtası olarak kullanmak eski âdetimiz ve genetik hasletimizdir!

İşte, kanımıza işlemiş bu tuhaflık yüzünden gönderdiğimiz insanî yardımları diline dolayıp “Koronavirüs belâsı bize musallat olduğu halde başkalarına neden yardım ediyoruz?” diyenler ve yabancı memleketlere yardım gönderilmesine derhal son verilmesini isteyenler çıkıyor!

Aynı dertten, yani Koronavirüs salgınından mustarip olan memleketlere bizim de şiddetle ihtiyaç duyduğumuz tıbbî malzemeden az da olsun göndermemiz şık ve şıklıktan da öte bir harekettir; bu harekete “insanlık”, “âlîcenaplık” ve “âtıfet” denir. Türkiye böyle âlicenaplıkları tarihi boyunca, imparatorluk asırlarından buyana göstermiş ve bu zarif geleneği Cumhuriyet döneminde, üstelik pek öyle parasının-pulunun olmadığı, hububat satıp döviz kazanmaya çabaladığı senelerde de devam ettirmiştir.

Bugün burada kıtlık yahut salgın yüzünden muhtaç vaziyete düşmüş memleketlere karşı Cumhuriyetin ilk senelerinden itibaren ortaya koyduğumuz âlîcenaplıkla alâkalı bazı belgeleri ve Bakanlar Kurulu Kararları’nı yayınlıyorum. Belgeler rahatça okunabilecek vaziyette oldukları için bunları ayrıca metin haline getirmeye gerek görmedim.

Her iki belge, bir başka önemli hususu da gösteriyor: Yollanan aşılar ile serumlar Türkiye’de, “Hıfzıssıha Müessesi” tarafından imal edilmişler!

Yayınladığım bütün bu belgelerden, Türkiye’nin sadece Çin’e ve Yunanistan’a değil, Etyopya’dan Bengladeş’e kadar ihtiyaç içerisindeki birçok memlekete seneler boyunca ilâç, malzeme ve para gönderdiğini göreceksiniz. Bazıları ekonomimizin pek güçlü olmadığı eski senelerde ilerki yıllarda gönderilenlere göre mütevazi sayılabilecek olan bu yardımlar, ekonominin gelişmesi üzerine hayli yüksek miktarlara ulaşıyor, meselâ Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde Afganistan’ın yeniden imarına katkıda bulunmak maksadıyla 1 milyon, cumhurbaşkanı olmasından sonra da Afrika Birliği’ne Ebola virüsü ile mücadele için 2,5 milyon dolar hibe ediliyor.

Dün “Hiçbir ülke doğal felâketler konusunda Türkiye’den daha tecrübeli değildir. Türkiye her zaman yardım elini uzatmıştır, şimdi de uzatıyor” diyen Dünya Sağlık Örgütü’nün Etiyopyalı Başkanı Dr. Tedros Adhanom Gebreyesus, işte bu “insanca” davranışımızı ve “âlîcenaplık” geleneğimizi kasdetmekteydi… 

İŞTE O BELGELER;






















Etiketler:
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Haber Editörü
reklam
Yorum Yaz